1961'de Eylül Devrimi'nin patlak vermesinin ardından Cafer Süleyman Ali Çey, Salim Çey'e peşmerge olarak katıldı ve kendini Kürt davasına adadı. 1962'de Muhammed Amin Mirkhan komutasındaki Marba'daki Yakişlere karşı yapılan savaşa katılarak, askeri kariyerinin başlarında gösterdiği bağlılık ve cesaretini sergiledi.
1963 yılına gelindiğinde, Cafer, Barzani'nin Balakayety'deki karargahına transfer edildi ve burada Ranya, Qaladze, Dire ve Dilman köylerindeki operasyonlarda önemli bir rol oynadı. Aynı yıl, Ali Beg ve Sar Spilk'in önemli muharebelerinde savaşarak, kararlı ve yetenekli bir Peşmerge olarak ününü daha da pekiştirdi.
1969'da Cafer, Ömer Ağa Dolamari komutasındaki Ranya ve Sangasar arasında yapılan, dönüm noktası niteliğindeki Makhubznan Muharebesi'ne katıldı. Liderlik nitelikleri 1970'te birinci kolun başına atanmasıyla tescillendi ve bu görevde Kürt direnişine önemli katkılarda bulundu.
Cafer'in uzmanlığı, kritik savunma operasyonlarını da kapsıyordu. Erbil vilayetinin Choman bölgesindeki Hafız Köprüsü, Kasre Boğazı ve Mami Halin gibi stratejik noktalarda uçaksavar topunun kullanımında önemli rol oynadı. Ayrıca, Kürt direnişinin ve kimliğinin sembolleri olan Kürdistan'ın Sesi karargahı ve Şorş Matbaası'nın savunmasında da hayati bir rol üstlendi. 1975'te Arif Yasin komutasındaki Dilman Muharebesi'nde savaşarak Peşmerge güçlerindeki kilit figür statüsünü daha da sağlamlaştırdı.
On yıllarca süren hizmetinin ardından Cafer, 2004 yılında Aylul Vakfı'ndan emekli oldu. Kürt mücadelesine ömür boyu süren bağlılığı, 2010 yılında Cumhurbaşkanı tarafından kendisine verilen prestijli Barzani Madalyası ile resmen tanındı. Masoud Barzani 13. Kongresinde Kürdistan Demokratik Partisi Erbil'deki (KDP) partisinde görev yaptı. Mirası, zorluklar karşısında gösterdiği sarsılmaz bağlılık, cesaret ve liderliktir.
Kaynak:
Kdp ansiklopedisi arşivi
