Abdülkerim Kasım, daha en başından Eylül Devrimi başladığında düzenlediği basın toplantısında devrimin başını ezdiğini iddia etmişti. Ancak Kürt devrimcilerinin Behdinan bölgesindeki bu ilk başarısı, bir yandan hükümetin tüm haberlerini ve tantanalarını boşa çıkarmış, hükümeti eskisinden daha fazla bölgedeki işbirlikçi ve kiralık çetelere bel bağlamaya mecbur bırakmıştı. Hükümetin bu bel bağlayışı, ordunun Kürdistan'ın sarp dağlarının doğasına, yollarına ve patikalarına aşina olmamasından kaynaklanıyordu. Ayrıca ordunun morali bozuktu ve gerilla savaşı konusunda deneyimi yoktu.
Bunun yanı sıra, Rêkani aşireti çeteleri Türkiye'ye yönelmiş, Türk hükümeti tarafından Irak tarafına, Kani Masi üzerinden Musul'a geri dönmeleri için teslim edilmişlerdi. Bunlar kiralık kişilerdi ve amaçları, Kürt devrimcileri ile hepsi Kürt devrimine sempati duyan, canlarıyla ve mallarıyla onu destekleyen Kuzey Kürdistan'daki Kürt köyleri arasında bir engel oluşturmaktı. Örneğin, o dönemdeki olaylara katılan bir Peşmerge, işaret ederek şöyle yazmıştır: "Türkiye Kürdistanı'ndan bir grup mücadeleci de Barzani'yi ve devrimi desteklemek için bölgeye ulaştı. Sadık Marinos onların komutanıydı, çetelere saldırdı ve onlara ağır bir darbe indirdi."
Hükümet tüm gücüyle Zavite geçidini almak istedi. İlerlemeleri artırmak amacıyla bölgeye çok sayıda ordu, polis ve çete getirmişti. Devrimciler açısından savaş cephesindeki durum şöyleydi: Doğudan cephe, Muhammed Emin Mirxan, Hacı Bêroxî, Mela Şinê Bêdarunî, Haris Bêdarunî ve Hadê Heskô'nun komutasındaydı ki Hıso Mirxan Jajukî onun yardımcısıydı. Batı cephesinde ise Esad Xoşewî, İsa Siwar, Ali Xelîl, Hıso Mirxan, Emer Axa Dolemery ve Süleyman Mirxan gibi komutanlar bulunuyordu. Mızûrî Jêrî, Berwarî Jêrî, Doskî Jêrî, Gulî, Sındî ve Nêrweyî gibi Behdinan Kürt aşiretlerinden çok sayıda Peşmerge katılmıştı.
Hükümet ordusu, Duhok'un 2 komutanlığından oluşuyordu ve çeteler ile polisin yardımıyla Zavite bölgesini kuşatmak amacıyla ağır silahlar kullanarak, tank, zırhlı araç ve çeşitli toplar eşliğinde iki bağımsız bölüme ayrılmışlardı. Bir bölümleri doğrudan Zavite köyü istikametine gitmişti, diğer bölümleri ise çoğunluğu çetelerden oluşmak üzere İminkê, Bablo, Sirk, Tenirka köylerine doğru ilerleyip ardından Zavite köyünde birleşeceklerdi. Bu güçler bölgeyi top ateşine tuttuktan sonra saldırıya geçtiler. Mela Mustafa Barzani savaş cephesine yakındı, Peşmergeler onun emrini bekliyordu. Başlangıçta Barzani, ordunun geliş yolundaki ana caddenin bozulması emrini verdi, böylece ilerlemenin önü kesilecekti. Barzani'nin bu işten amacı orduyu meşgul etmek ve Serseng nahiyesini özgürleştirmekti. Bazı çetelerin karakolları Zavite caddesinde kalmıştı.
Hükümetin, 5 ile 6 Aralık 1961 tarihleri arasında Zavite geçidine ulaşan gücü, Peşmerge güçleri tarafından her taraftan kuşatıldı ve saldırıya uğradı. Sonuçta hükümet güçleri geri çekildi ve çetelerini Amediye'ye doğru sürdüler. Mela Mustafa Barzani Serseng nahiyesinin özgürleştirilmesine karar verdi. Bununla Peşmergelerin morali yükseldi. Güçler Serseng'e doğru ilerledi ve hükümet güçleri ile bölge halkıyla irtibata geçtiler. Serseng polis merkezini ele geçirdiler ve 10 Aralık günü adı geçen nahiye çatışmasız bir şekilde özgürleştirildi. Artık Peşmergeler, stratejik önemi olan Zavite vadisini tamamen kontrollerine almışlardı. Serseng bölgesi Zavite geçidine ulaşmak için önemli bir kapıydı. Ayrıca bu bölge Duhok şehrine tepeden bakıyordu ve aynı zamanda Barzani'nin Ger Beraskê köyündeki karargahına yakındı. Diğer yandan da devrimin İnişkê mağarasında hastane kurduğu Qedş bölgesine çok yakındı, böylece yaralıların hızlıca ulaştırılması ve hastanenin düşman topçu ateşinden korunması sağlanıyordu.
Bu savaşın kazanımları niteliksel olarak büyüktü, çünkü Peşmerge Serseng'i özgürleştirmiş, Rêkani çetelerini kovmuştu. Devrimin patlak vermesinin üzerinden sadece üç ay geçmişti ve bu iyi bir ivmeydi. Ayrıca büyük bir yankısı oldu; halk, Peşmergelerin kendilerini feda etmeleriyle Kürdistan'ın bu acı gerçeğinin değiştirilebileceğini ve büyük devlet ordusuna karşı zafer kazanılabileceğini anladı. Hükümet de bu savaştan sonra devrimcilerin yeteneğini, cesaretini ve inancını tamamen anlamış oldu.
Bu bir dizi savaşın sonucunda, hükümetin devrimcilerle yüzleşmek ve konumlarını bölgeye geri döndürüp bölgeleri tekrar işgal etmek için güçlerini toplama çabalarına rağmen, Zavite geçidi savaşından sonra hükümet Lomana destanında daha büyük bir yenilgiye uğradı. Bu yüzden müzakerelere başvurmak zorunda kaldı.
Kaynaklar:1- Abdülfettah Ali El-Butani, Mıntakat Behdinan 1925 – 1970, Cilt 2, Selahaddin Üniversitesi Matbaası, Erbil, 2017, s. 159.
2- Hawkar Kerim Heme Şerif, Şorşa Eylulê, Selahaddin Üniversitesi Matbaası, Erbil, 2012, s. 147.
3- Mesud Barzani, Barzani ve Kürt Özgürlük Hareketi, Üçüncü Cilt, Birinci Bölüm, Eğitim Bakanlığı Matbaası, 2004, s. 57.
4- Receb Cemil Habib, Amediye (El-Emadiye) 1921 – 1975, Hewar Matbaası, Duhok, 2012, s. 236.
5- Şirzad Zekeriya Muhammed, El-Hereket El-Qewmiyye El-Kurdiyye fi Kürdistan El-Irak 8 Şubat 1963 – 17 Temmuz 1968, Dar Spîrêz li çap û weşanê, Duhok, 2006, s. 129.
6- Hacı Mirxan Dolemery, Geran bi duway dadperwerî da, dîwekî tirî dîroka şoreşa li Kurdistanê 1943 – 1991, Birinci Cilt, Baskı yeri yok, 2021, s. 238.
7- Hojin Mesud Sernî, Şoreşa Îlonê li devera Behdînan 1961 – 1975, Zaxo Kürt Araştırmaları Merkezi, 2018, s. 72.
8- Gazi Adil Gerdî, Pêşmergeyek li xizmeta rîbaza Barzanî da... Hacı Bêroxî 1916 – 1975, Birinci Cilt, Türkiye, s. 185.


