Devrim Eylül Devrimi liderliğinin, Peşmerge güçlerinin savunma durumundan taarruz aşamasına geçmesi ve Irak ordusunun hava kuvvetleri, tanklar, toplar, zırhlı araçlar ve eski Siyasi Büro silahlı adamlarının desteğiyle ele geçirdiği bölgeleri geri alması gerektiğine inanıyordu. 1968 sonları ve 1969 yılı boyunca Kürdistan'ın çoğu bölgesine yönelik yoğun bir askeri kampanya başlattı. 1969 sonbaharında Peşmerge güçleri, Süleymaniye ve Germiyan'ın birçok bölgesine yönelik bir dizi operasyon gerçekleştirdi ve burada başarı elde etti. Hükümetin otoritesi ve eski Siyasi Büro güçleri buralardan çıkarıldı ve bölgeler Merga, Surdaş, Karadağ ve Germiyan bölgeleri gibi devrimin denetimine geri döndü.

Devrim liderliğinin bu seferki planı Piramagrun ve çevresini özgürleştirmekti. Peşmerge'nin bu operasyonu Rizgari (Kurtuluş) gücüne, Halgurd gücünün bir kısmına, Karadağ gücünün peşmergelerinin büyük bir kısmına ve Şivan taburuna verildi. Operasyonun sorumluluğu Peşmerge komutanı Reşid Sindi'nin omuzlarına yüklendi, ancak saha saldırısı komutanlığı Hamid Berwari, Hamasur Hüseyin, Abdurrahim Barzani, Hacı Şeyh Kadir ve Seyid Asi'ye verildi. Sami Abdurrahman savaşın genel denetimini üstlendi, ayrıca bölge sakinleri de Peşmerge güçlerini desteklemek için hazırlıklarını ve yardımlarını dile getirdiler.

18 Ekim 1969 saldırının başlangıç tarihiydi. Operasyonun planı öyle kurgulanmıştı ki, başlangıçtan itibaren Peşmergeler ilerleme halindeydi ve kısa bir sürede Piramagrun'u kontrol altına almayı başardılar. Ayrıca bölgenin stratejik bir noktası olan Helac tepesini de ele geçirdiler. Devrimin bu operasyonu Dole Rut, Hamze ve Kaydan taraflarını da kapsadı ve Peşmerge'nin eline geçti. 24 saat içinde bölgeye yayılmış ve Irak ordusunu destekleyen eski Siyasi Büro güçlerinin silahlı adamları, elenmiş un gibi dağılıp savruldular. Hükümet güçleri, 120 ölü olarak tahmin edilen büyük can kayıpları verdi ve cesetleri savaş alanında bıraktılar. 

Eski Siyasi Büro'ya bağlı güçlerin kontrol altına aldıkları bölgelerdeki davranış ve eylemleri öyleydi ki; silah taşıma gücü olan herkesi zorla silahlandırıp kendi çıkarları doğrultusunda kullanıyorlardı. Yetkilileri, ordu subaylarıyla iş birliği ve koordinasyon içinde, o silahlı adamlar adına maaş listeleri düzenliyor ve parayı kendi aralarında bölüşüyorlardı. Bu durum, silahlı adamların fırsat buldukları her an paralı asker saflarını terk edip devrim saflarına katılmaları için açık ve belirgin bir neden ve motivasyon kaynağıydı. Bu da şu gerçeği kanıtlıyor ki; bu savaşın sonuçlarından biri ve devrim otoritesinin Piramagrun bölgesine geri dönmesiyle, bahsi geçen güçlerin çok sayıda silahlı adamı Peşmerge'ye katıldı ve devrimle bağ kurdu. 

Belirtmek gerekir ki, Baas hükümetinin 1969 yılı sonlarında Eylül Devrimi elinde uğradığı o yenilgi nedeniyle, devletin durumu artık Kürt savaşına dayanamayacak ve sürdüremeyecek bir aşamaya geldi. Savaş masrafları nedeniyle devlet hazinesinin boşalması sonucu yaşanan kötü ekonomik ve mali durumun yanı sıra, Baas partisi içindeki iç sorunların varlığı da etkiliydi. O günlerde, devletin ordu, polis ve güvenlik güçleri gibi önemli kurumlarını hala kontrolleri altına alamıyorlardı ve istedikleri gibi oynayamıyorlardı, çünkü bu kurumlar içinde çok sayıda muhalifleri vardı. Bu yüzden, müzakere ve barış anlaşması olan başka çözüm yollarını düşünmek zorunda kaldılar.                      

Kaynaklar:     

1- Sanger İbrahim Hoşnav, Eylül Devrimi'nin Askeri Olayları 1970-1975, Birinci baskı, Erbil, 2022.

2- Mesud Barzani, Barzani ve Kürt Özgürlük Hareketi, Üçüncü cilt, İkinci bölüm, Eylül Devrimi 1961-1975, Birinci baskı – Erbil, 2004.

3- Hoşew Ali Kanyelenci, Aziz Gazi Hama Surçi'nin Anıları, Danişfer matbaası, Erbil, 2023.

4- Ari Kerim, Eylül Devrimi üzerine canlı birkaç sayfa, Xebat matbaası, Duhok 1999.

5- Karwan Cevher Muhammed, İdris Barzani 1944- 1987 Kürt Özgürlük Hareketi'ndeki Yaşamı ve Siyasi ve Askeri Rolü, Hêvi matbaası, Erbil, 2019.