1963 yazında, Abdüsselam Arif başkanlığındaki Irak hükümetinin Kürdistan'ın çeşitli bölgelerine yönelik geniş çaplı savaş ve saldırıları başladı. Bağdat radyosundan, Kürt devrim liderliğiyle yapılan görüşmelerin reddedildiği bildirildi ve Kürtlere karşı kanlı bir savaşın başlatılması kararı alındı. Ardından şehir, kasaba ve köylere saldırılar düzenlemeye, askeri saldırılara maruz kalan tüm bölgelerde tutuklamalar, takip etme ve toplu katliamlar yapmaya başladılar. Zira Baasçılar, kendilerinden önceki Abdülkerim Kasım rejiminin Kürtlerle ciddi bir şekilde savaşmadığını, kendilerinin ise Kürt devrimini kısa sürede yenilgiye uğratabileceklerini düşünüyorlardı. Açıkçası bu durum, Abdüsselam Arif'in Irak'taki Kürt davasına asla inanmadığının bir göstergesiydi. Bu durum, söylev ve konuşmalarında da yansıyor, Kürtleri tanımıyor ve Kürdistan kelimesini kullanmıyordu.    

1963 sonbaharında, Süleymaniye'den 5 km uzaklıktaki Azmar Dağ silsilesine yönelik askeri operasyon başladı. Tank, uçak ve makineli tüfek desteğiyle Peşmerge mevzilerine saldırıya geçtiler. Peşmerge güçleri de savunma mevzilerinde, ellerindeki (brno, onlu, bren makineli tüfek) silahlarla onlara karşı direndiler. Sabahın erken saatlerinden itibaren hükümet güçleri Peşmerge mevzilerine üç kez saldırı düzenledi, ancak Peşmerge'nin direnişi ve çatışmaları öyle bir düzeydeydi ki her üç saldırıyı da püskürterek onları dağın eteklerine geri çekilmeye zorladılar ve savaş alanında birçok ölülerini bıraktılar.

Her ne kadar ordunun bu yenilgisi bölgede bir süreliğine sükunetin hakim olmasına yol açsa da, ordu bu sessizlikte daha büyük ve daha planlı bir saldırı için hazırlık yapıyordu. Ancak Peşmerge güçleri bu sefer de mevzilerini çok iyi güçlendirdiler, sert bir şekilde karşı koydular, planlarını bozdular ve saldırılarını püskürterek büyük kayıplar verdirdiler. Ancak Irak ordusu, yenilgilerinin öcü olarak Süleymaniye şehri çevresindeki çobanların, kervancıların ve esnafların üzerine giderek hepsini tutuklayıp şehit ettiler.

 Ulusal direniş destanları serisinin bir örneği olan Azmar Dağı destanında, Baas ordusunun saldırıları birçok kez püskürtülmüş ve onlara büyük can kayıpları verdirilmiştir. Peşmerge güçleri tarafında ise sadece bir şehit vardı.    

Kaynak:
  1. Kürdistan Demokrat Partisi Ansiklopedisi Kurulu Arşivi